Dikkat dişlerinizin sızlaması soğuk havada artıyorsa nelere dikkat etmeliyiz?

Soğuk havaların hakim olduğu bu günlerde bir çok hastalığın önlemini almamız gerektiği gibi dişlerimize de aynı özeni göstermeliyiz.Dişlerinizin Sızlaması Soğuk Havalarda Artıyor mu?

Dikkat dişlerinizin sızlaması soğuk havada artıyorsa nelere dikkat etmeliyiz?
Dikkat dişlerinizin sızlaması soğuk havada artıyorsa nelere dikkat etmeliyiz?

Soğuk havaların hakim olduğu bu günlerde bir çok hastalığın önlemini almamız gerektiği gibi dişlerimize de aynı özeni göstermeliyiz.

Yaz aylarında serinlemek için tükettiğimiz soğuk içecekler diş hassasiyetine neden oluyordu. Şimdilerde de soğuk hava, birçok ağız ve diş hastalıklarına neden olmakta veya tetiklemektedir.

Diş ve diş eti hastalıkları; en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem maalesef verilmemektedir.

Aslında ağızdaki olumsuzlukların; diş sağlığının bozulmasından tutun da sindirimin olumsuz yönde etkilenmesine kadar yol açabiliyor. Dişlerde ve ağızlarda yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, dişlerin ve ağzın görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu ağız ve diş sağlığının varlığını gösterir.

Ağzımızda bulunan çürükler, diş eti çekilmeleri ya da diş eti kanama belirtileri soğuk havalarda aldığımız nefesle birlikte diş eti sızlamalarını da arttırmaktadır.

Peki ağız ve diş sağlığımızı nasıl korumalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?

İlk olarak ağız ve diş sağlığının korunması için altı ayda bir düzenli diş hekimi kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz.

Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.

Diğer bir önemli etkenin de dişlerimizi doğru fırçalamamızın gerektiğidir. Diş fırçası ıslatılmamalı.  Mercimek büyüklüğünde macun sıkılmalı. 45 derecelik açıyla dişetinden dişe doğru dairesel hareketler yaparak dişler ön yüzlerinden fırçalanmaya başlanmalıdır. Ön dişlerden arka dişlere doğru tüm dişlerin fırçalanmasına dikkat edilmeli. Aynı şekilde dişlerin arka yüzleri de fırçalanmalıdır. Ön dişlerin arka yüzleri fırça dikine tutularak temizlenmelidir. Son aşama olarak da dişlerin çiğneyici yüzleri de ileri geri hareketlerle temizlenmelidir. Bu şekilde fırçalama işlemi sonlandırılmalı.

Ağız bakımının son aşaması da, dilin fırçalanmasıdır. Yapılan araştırmalar ağız kokusuna yol açan bakterilerin dilde bulunduğunu ortaya koymuştur. Bunun için de dilin fırçalanması oldukça önemlidir. Dili de diş fırçasıyla temizleyebileceğimiz gibi özel dil fırçalarıyla da temizleyebilmemiz mümkündür. Fırçayı dilin arka bölümünden öne doğru bastırmadan süpürme hareketi yaparak temizlemek en uygunudur. Dili kanatmadan nazikçe temizlemek önem teşkil eder.Kaynak:milliyet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Temmuz Dergisi Ocak 2017 Sayısı Çıktı!
Temmuz Dergisi Ocak 2017 Sayısı Çıktı!
Selçuk Özdağ’ın Youtube’da ki videolarına FETÖ engeli
Selçuk Özdağ’ın Youtube’da ki videolarına FETÖ engeli